Bazen düşünüyorum, insanların benden beklentisi tam olarak ne diye ? Bana selam verdiklerinde haklı ya da haksız neden bir art niyet arıyorum, onlar bana neden selam versin ki kara kaşıma kara gözüme mi hasretler gibisinden. Birgün msn de 4 aydır selam vermeyen arkadaşım ” naber kanka ” yazdı bende ” iste bakalım ” diye cevap verdim… Acaba haklımıydım
Bilmem… Galiba haklıydım, çünkü istedikten sonra yine yazmadı
Ama ondan hemen sonra birisi – eski okul arkadaşım – “nasılsın mete ? ” yazdı ” iyiyim teşekkürler sen ” dedim bakalım ne isteyecek kendisi hemen söyleyebilecek mi diye, lakin hiç birşey istemedi ve beni özlediğini söyledi, çok mutlu oldum. Özlenmek gerçekten çok güzel… Acaba o insanlar arasındaki ölümsüz sevgi hatta aşk denen bağ sadece filmlerde mi ? Biz neden bir ıssız adamdaki alper olmayalım ki dimi ? Bilmem… Olabilir miyiz ki ? Sanmıyorum da … İş sadece babayla bitmiyor bir de anne lazım dimi
Ama gerçekten insanlar çok sahte ve moral bozmakta birebirler. Ama herşeye rağmen hayatı yaşamayı bilirseniz hayat sürprizlerle dolu ve çok güzel, ha eğer sadece kötü yanından irdeleyip hayata öyle not veriyorsanız ” hayat boktan ” diyebiliyorsanız kendiniz bilirsiniz. Bu kendinden vazgeçmişliğin ve hayattan bir beklenti beklememenin en içe sinmiş ve çirkinleşmiş kokusudur, bence… Çok mu yazdım ? Eeeevet
duyabiliyorum, kendinize çok iyi bakın. Metehan…
30 Eki
Neden herkes sahte ?
21 Eyl
Cem Gariboğlu Teslim Oldu !
Başı kesilerek öldürüldükten sonra cesedi İstanbul Etiler’deki bir çöp konteynerinde bulunan Münevver Karabulut cinayetinin firari katil zanlısı Cem Garipoğlu, 197 gün sonra, avukatı tarafından Bahçelievler’de Emniyet’e teslim edildi. Garipoğlu, ilk açıklamasında, “Hiç yurtdışına çıkmadım” dedi. Garipoğlu, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından “tasarlayarak canavarca hisle ve çocuğa karşı adam öldürmek” gerekçesiyle tutuklandı.
Garipoğlu, dün gece saat 00.45′te İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözetim altına alındı.
Garipoğlu, ailesi tarafından avukatına teslim ettirildi. Avukat, kendisini Garipoğlu ailesinden hangi ismin aradığını açıklamadı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da konuyla ilgili olarak gece bilgilendirildi. Erdoğan ekibi tebrik etti.
Cem Garipoğlu’nun ilk görüntüleri (Video)
Cem Garipoğlu’nun ilk görüntüleri (Foto Galeri)
18 yaşın altındaki Cem Garipoğlu, 3 saat kaldığı ve ifade vermediği Üsküdar’daki Çocuk Şube Müdürlüğü’nden Gülhane Çocuk Mahkemesi’ne götürüldü.
Garipoğlu’nun pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı eşliğinde, Cumhuriyet Savcısı Mustafa Öztürk tarafından ifadesi alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gülhane’deki İstanbul Çocuk Mahkemeleri binasında yaklaşık 8 saat kalan ve savcıya ifade veren Cem Garipoğlu, sorgusunun ardından yoğun güvenlik önlemleri altında binadan çıkarıldı.
Tutuklanması istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Cem Garipoğlu, polis ekipleri eşliğinde sivil bir araçla Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne götürüldü.
Üzerinde polis yeleği olduğu görülen Cem Garipoğlu’nun adliyeye sevkini çok sayıda basın mensubu izledi. Adliye içinde ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındığı gözlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gülhane’deki İstanbul Çocuk Mahkemeleri binasında Cumhuriyet savcısına ifade veren Garipoğlu, sevk edildiği Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nde nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, Garipoğlu’nun tutuklanmasına karar verdi.
Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nden, Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne ait zırhlı araçla ayrılan zanlı C.G, yoğun güvenlik önlemleri altında götürüldüğü Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ne teslim edildi.
Araca, iki Çevik Kuvvet minibüsü ile motosikletli polisler eşlik etti.
Çocuk mahkemesindeki ifadeleri
Cem Garipoğlu, Gülhane’deki İstanbul Çocuk Mahkemesi’nde psikologlar ve avukatları eşliğinde iki savcı tarafından yaklaşık yedi saat sorgulandı.
Cem Garipoğlu, kafasını toparlayamadığını belirtmesi nedeniyle sorguya sık sık ara verildi.
Yorgun olduğunu ifade eden Cem Garipoğlu, sık sık sinir krizi geçirdi.
Cem Garipoğlu olay günü kız arkadaşı Münevver Karabulut ile Bahçeşehir’deki evlerine geldiklerini Münevver mutfaktayken cep telefonundaki mesajlarına baktığını, gördüğü mesajlar üzerine de tartışmaya başladıklarını anlattı.
Cem Garipoğlu mutfaktan aldığı bıçakla Münevver Karabulut’u bıçakladığını söyledi.
Testereyle ilgili sorular üzerine ise gerisini hatırlamadığını, valize sığmadığı için testereyle kestiğini ifade etti.
Cem Garipoğlu, cinayeti tek başına işlediğini de öne sürdü. Peki neden babasının üç gömleğinde kan vardı? Cem Garipoğlu, “Temizlemek için elime ne geçtiyse kullandım. Gömleklere de kan o zaman bulaştı” dedi.
Garipoğlu, cesedi attıktan sonra tekrar eve döndüğünü, annesinin yerdeki lekeleri sorması üzerine kusmuk olduğunu söyleyip birlikte temizlediklerini anlattı.
Cem Garipoğlu, nerede kaldığıyla ilgili soruları da olaydan sonra tanımadığı biri tarafından üç-dört saat süren bir yolculuk sonunda bir eve götürüldüğünü, yemekleri de kendisini götüren bu kişinin 15 günde bir getirdiği şeklinde yanıtladı.
Cem Garipoğlu daha önce MSN kayıtlarında “Önce sana sarılırım. Başlarım sıkmaya boğana kadar” şeklindeki yazışmaları ile ilgili sorulara da “Şaka yaptım” diye cevap verdi.
Cem Garipoğlu, Münevver ile ciddi bir ilişki içinde olduğunu, pişman olduğunu ve basında yansıtıldığı şeklinde biri olmadığını da söyledi.
Cem Garipoğlu, sahte nüfus cüzdanı ile ilgili soruya da, barlara girebilmek için kendisinin yaptığını ifade etti.
Savcıların uyuşturucu kullanıp kullanmadığı şeklindeki sorularına “Kullanmadım” diye yanıt veren Cem Garipoğlu, ailesinden uzak olmasının da kendisinde herhangi bir olumsuzluk yaratmadığını, herhangi bir ruhsal bunalımı olmadığını belirtti.
Olayın vahametiyle ilgili olarak herhangi bir cinsel istismara maruz kalıp kalmadığı da sorulan Garipoğlu, daha önce böyle bir olaya maruz kalmadığını belirtti.
Daha önce neden teslim olmadığı şeklindeki soruya ise, korktuğu için teslim olmadığını söyledi.
Cem Garipoğlu, sorgusunun ardından tasarlayarak canavarca hisle ve çocuğa karşı adam öldürmek suçundan mahkemeye sevk edildi.
Vatandaşların tepkisi sert oldu
Bu arada üzerinde polis yeleği olduğu görülen Garipoğlu’na Çocuk Şube binası önünde toplanan vatandaşlar sözlü tepki gösterdi. Garipoğlu’nun polis aracına götürülüşü sırasında, vatandaşlardan bazıları katil zanlısının üzerine yürümek istedi. Bu kişiler, Çevik Kuvvet ekipleri tarafından barikat oluşturulmasıyla engellendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili soruşturması için ikinci bir savcı görevlendirildiğini bildirdi.
SİNİR KRİZİNE GİRDİ
Cem Garipoğlu’nun gözaltında sırasında cinayet anı sorulurca titreyerek sinir krizine girdiği açıklandı. Polisler, fenalaştığı için Cem’e bir daha cinayet anı ile ilgili soru sormadı.
Polis, Cem Garipoğlu’nun avukatı ile teslim olduğu Bahçelievler’deki yerde bulunan bütün MOBESE kemeraları toplayarak incelemeye aldı.
Erdoğan polisi tebrik etti
İstanbul Valisi Muarrem Güler, Cem Garipoğlu’nun gözaltına alınması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul polisine teşekkür ettiğini aktardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valisi Muammer Güler’e “Cem ne zaman yakalanırsa yakalansın bana haber verin” demişti.
Cem Garipoğlu’nun yapılan üst aramasında cebinden sadece kendi adına düzenlenmiş kredi kartı bulundu. Yapılan incelemede kredi kartının hiç kullanılmadığı tespit edildi.
İlk ifadeleri: “Pişmanım, bir anda oldu”
İstanbul Emniyeti’ne teslim olduktan sonra Asayiş Şube Müdürlüğü’nde 7 saat tutulan Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı Cem Garipoğlu, hakkındaki gıyabi tutuklama kararı yüzünden sorgulanmadı.
Polislerin sorularına cevap vermeyen Cem Garipoğlu, sık sık su istedi.
Resmi olarak ifadesi alınmayan Cem Garipoğlu, polisle yaptığı sohbet sırasında “Çok pişmanım. Keşke ben ölseydim. Bir anlık bir olaydı” dedi.
Cem Garipoğlu, “Hiç yurtdışına çıkmadım. Hep İstanbul ve çevresindeki illerdeydim” ifadesini kullandı.
Bitkin olduğu gözlenen kısa saçlı ve sakallı Garipoğlu’nun kot pantalon ve siyah mont giydiği görüldü.
18 yaşın altında olan Garipoğlu’nun, bu nedenle suçlu bulunarak cezalandırılsa bile, ağırlaştırılmış cezaya çarptırılamayacağı belirtiliyor.
İlk sözleri: “Babam için üzülüyorum”
Cem Garipoğlu’nu E5 kenarındaki bağlantı yollarından birinden teslim alan aile avukatı Aytekin Kaya, CNN TÜRK muhabiri Hakan Tunç’a yaptığı açıklamada, Garipoğlu’nun ilk sözlerinin “Babam için üzülüyorum” olduğunu söyledi. Baba Mehmet Nida Garipoğlu, cinayete iştirakten tutuklu bulunuyor.
Kaya, yolda Garipoğlu’na bir isteği olup olmadığını sorduğunu, Garipoğlu’nun sucuk ekmek yemek istediğini söyledi. (Detaylı haber için tıklayın)
Avukat Aytekin Kaya, Cem Garipoğlu’nu polislere İncirli otobüs duraklarının bulunduğu noktada teslim etti
Yetkililer gururlu
NE KADAR CEZA ALIR?18 yaşından küçükleri bağlayan hükümlere göre, Garipoğlu “ağırlaştırılmış müebbet hapis” öngören suçtan suçlu bulunursa en az 18, en çok 24 yıl yatacak.
Suçun karşılığı “müebbet hapis” olarak görülürse, bunun karşılığı en az 12, en çok 15 yıl olacak. Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü’nde açıklama yapan İstanbul Valisi Muammer Güler, Garipoğlu estetik geçirdi mi, yurtdışına çıktı mı, kim teslim etti sorularını yanıtladı.
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da, “Her gün daralan çember, aileyi, şüpheliyi teslim etmeye mecbur bıraktı” dedi. (Detaylı haber için tıklayın)
Baba Karabulut: “Çok sevinçliyim”
Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, “Emniyet teşkilatımızı ve diğer yetkilileri tebrik ediyorum. Çok sevinçliyim. Devletimiz sözünü tuttu” dedi. (Detaylı haber için tıklayın)
Avukat Zorba: “En çok 24 yıl alır”
Karabulut ailesinin eski avukatı Faruk Zorba, CNN TÜRK’e yaptığı açıklamada, bu tür suçlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini, ancak Cem Garipoğlu’nun yaşının küçük olması nedeniyle alacağı en ağır cezanın 24 yıl hapis olacağını belirtti.
16 Tem
Münevver’in çamaşırındaki spermin sırrı !

İstanbul’da başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut’un iç çamaşırındaki spermin sırrı çözüldü.
Otopsi esnasında Münevver’in çamaşırına bulaşan sperm, teknisyenin eldiveninden geçmiş. Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, otopsiyle ilgili tüyler ürpertici detayları Hürriyet Gazetesi’ne anlattı.
Münevver Karabulut cinayetinin fotoğrafları
Geçen hafta spermin, otopsisi Münevver’den önce yapılan kişiye ait olduğu, masanın pis olması ve otopsiyi yapan teknisyenin tek eldiven kullanması nedeniyle Münevver’in çamaşırına bulaştığı iddiası ortaya atılmıştı. Bu iddialara sessiz kalan Adli Tıp Kurumu kapılarını Hürriyet’e açtı. Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce otopsiyi anlattı.
Sperm eldivenden bulaştı
“Bizim kontaminasyon (bulaşma) dediğimiz bir olay. Sperm, Münevver Karabulut’un otopsisiyle aynı anda otopsisi yapılan ve trafik kazasında hayatını kaybeden yan masadaki cesetten bulaşmış. Diğer otopsiyi yapan hekimin Münevver’in otopsisiyle ilgilenen teknisyenden “şunun ucundan bir tutsana” tarzı yardım istemesi nedeniyle. O cesedin elbiselerini çıkaran teknisyen aynı eldivenle Münevver’in elbiselerini de çıkarmış. Ölümden hemen sonra gerçekleşen primer gevşeklik nedeniyle ortaya çıkan sperm o zaman bulaşmış. Milyonda birlik bir hata. Otopside yardımlaşma yoktur, herkes bir işle ilgilenmek zorunda.”
Münevver Karabulut cinayetinin fotoğrafları
‘Vicdanım rahat’
“Hatadır, evet hatayı tartışmıyoruz. Ama hatanın kusur olarak değerlendirilmesi için zararın ortaya çıkması gerekir. Sosyal olarak ailenin üzüntüsü dışında zarar yoktur. Vicdanım rahat.”
Otopsiyi hizmetli yapmış
“1992′den beri burada hizmetli kadrosunda işe alınan daha sonra kendini yetiştirerek otopsi teknisyenliği yapmaya başlayan ‘çantadan yetişme’ dediğimiz elemanlar var. Otopsiye aşçı mı giriyor, hayır; ama hizmetli mi giriyor, evet. Münevver’in otopsisini de daha sonra Mardin’de de birlikte çalıştığımız bu arkadaşlardan biri yapmış.
Münevver Karabulut cinayetinin fotoğrafları
İki kişiyle ilgili soruşturma sürüyor. Morg İhtisas Dairesi Başkanımız soruşturmalarını yapıyor. Pazartesi günü sonucu bana bildirecek. Aynı gün zannediyorum Adalet Bakanlığı’ndan müfettişimiz de gelecek. Özellikle teknisyenimizin artık çalışacağını zannetmiyorum. O koşullarda tekrar o görevde çalışmasını uygun görmüyorum. Ama sonuçta bir derstir; aynı hatayı bir daha yapmaz.”
Başka kesici alet var
“Rapor da tamamlanmak üzere. Savcı birkaç araştırma daha istedi. Testere dışında başka bir kesici alet daha var (adını açıklamıyor). Araştırmalarımız da bitince üyelerimizin imzasına sunulacak.”
11 Tem
ÖSS ve YDS açıklanıyor
ANKARA (A.A) – Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı (YDS) sonuçları açıklanıyor. ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, 14 Haziranda yapılan ÖSS ile 21 Haziranda gerçekleştirilen YDS değerlendirilmesinin ve ortaöğretim kurumlarından alınan diploma notlarından adayların Ortaöğretim Başarı Puanlarının (OBP) hesaplanması çalışmaları tamamlandı.
Sınavların sonuçlarına ilişkin bilgiler, saat 10.00′da YÖK’te düzenlenecek basın toplantısıyla açıklanacak. Adaylar sonuçları saat 10.30′dan itibaren
”http://oss.osym.gov.tr” ve ”http://oss2009.osym.gov.tr” internet adreslerinden öğrenebilecek.
11 Tem
Biraz gülmeye ne dersiniz?
11 Tem
Yıldızlar da Kayar
Hiç umursamadın beni, hiç bir zaman duymadın…
Hep görmezden geldin, gözlerini kapadın…
İçin için yanarken ben, sen kahkahalar attın…
Değersiz bir varlık gibi bir kenara fırlattın
Niçin bu pervasızlık? Neden bu zulüm?
Taş mı zannettin beni…? Yoksa yol kenarında dizili bir duvar mı…
Hayır…!
Ne bir taşım ben, ne de ruhsuz bir canavar…
Hissetmesen de, görmesen de, bakmasan da…
Geceyi aydınlatan, uzaklardaki bir yıldızım ben…
Sımsıcak, parlak, sevgi dolu bir yıldız…
Beni ancak, sevgiyi hissedenler anlar…
Aydınlığa susamış karanlıktan kaçanlar anlar beni…
Yalnız sen… sen anlayamazsın…
Çünkü sen hiç karanlık görmedin ki…
Yıldızlar da bir gün kayar diyorsun bana…
Bedenimi belki öldürebilirsin, ama… ruhumu asla…
Şunu da unutma ki…
Yıldızlar, belki bir gün kayabilir ama…
Düşmezler asla…
11 Tem
Hayattan ne öğrendim?
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum.
Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
Ağladım. Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla…
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim..
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu…
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi… Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini…
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün…
Ve gerçeğin acı olduğunu… Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.
10 Mar
Bir zamanlar melektim,ben de kirlendim…

bir melek olduğum zamanları hatırladım şimdi..küçük olduğunu sandığım kalbime doldurduğum o büyük sevgiyi..her kanatlarımı çırptığımda,onları her hissettiğimde aldığım soluğu hatırladım..bir pembe yaşamda,pemde düşlerle yaşardım o zamanlar..her gece sana sığınırdım gelecek bütün kötülüklerden korunmak için..sarmaş dolaş uyurduk beraber..bir gün senin yanındayken kanatlarımı çekiştirdiklerini hissettim..o zaman senden ayrıldım ama her kanat çırpışımda seni aradım..ta ki kanatlarım tamamen kesilene kadar..umut etmeye başladım belki yine tenim tenine değer diye ve sonunda biraz geciksende buldun beni kan kaybından ölmek üzereyken..sonunda o küçük sandığım kalbimden geriye kalan umutlarımla geldim sana..yaralarımı iyileştirmeye başladın sonra..seninleyken o kadar mutluyum ki bir beden bu kadar mutluluğu nasıl kaldırır onu da bilmiyorum..belki kanatlarım geri gelmeyecek ama her daim umudum var,umudumuz var yüreğimiz böyle çarpıyorken..
10 Mar
İki dev birleşiyor mu?

Küresel kriz otomotivde ezeli rekabeti sona erdirecek gibi.
Der Spiegel, otomotiv dünyasının ezeli rakipleri BMW ile Mercedes’in küresel mali kriz nedeniyle iş birliğine gidebileceğini yazdı.
Küresel mali krizin en ağır darbeyi vurduğu otomotiv sektörü çıkış yolları arıyor. Alman Der Spiegel, BMW ve Merceds’in kriz nedeniyle bir dizi iş birliğine imza atabileceğini yazdı.
Habere göre Alman rakipler birbirlerinden yüzde 7 oranında hisse satın alacak. Bazı kaynaklara göre BMW’de yüzde 46 oranında hisse sahibi olan Quandt Ailesi Daimler’le gidilecek iş birliğine karşı duruyor ancak mevcut konjonktürde de engel olamıyor.
Almanların lüks otomobil segmentindeki ezeli rakipleri küresel mali krizde büyük yara aldı. Uzmanlara göre iki firma güçlerini birleştirerek krizden daha fazla yara almadan çıkmak istiyor.
Her iki firmanında 2008′de başlayan satış anlamındaki düşüşü devam ediyor.
10 Mar
Bu MSN çocuklara özel
Microsoft, çocukların internet ortamında daha güvenli haberleşmesine olanak sağlayacak olan “çocuk MSN’i” servisini duyurdu
Microsoft, çocukların internetten anında mesajlaşma yazılımını güvenli bir şekilde kullanabilmeleri için, özel bir sürüm geliştirdi. Almanya’da tanıtılan Kinder Messenger (Çocuk Messenger’ı)adı verilen yeni yazılımla, oyunlar ve iletişim bağlantıları sırasında kontrolün ebeveynlerde olmasını ve çocukların tehlikelerden uzak tutulması hedefleniyor.
Microsoft’un Almanya Ofisi tarafından ilk kez Hannover’de CeBİT Bilişim Fuarı’nda tanıtımı yapılan ‘Çocuk Messenger’ında, çocuklar, sohbet için yabancı kişileri arayamıyor ve tanınmayan kişiler onunla temas kuramıyor. Buna rağmen sorunla karşılaşılırsa o zaman çocuklar ‘Johanniter’ adlı yardım kuruluşunun acil danışma hattına online başvurabiliyor. Bu durumda danışma hattındaki görevli, çocukla temasa geçmeye çalışan bu istenmeyen kişiye karşı yardım ediyor.
Ebeveynler, Messenger’ı çocukları için açıp, süresini ayarlayıp, zaman kısıtlaması getirebiliyor, en önemlisi, görüştüğü kişilerin listesini kontrol edebiliyorlar. “Çocuk Messenger”ında büyüklerde olduğu gibi fotoğraf ya da dosya değiş-tokuşu yapmak mümkün değil. Çocuklar sadece ailelerinin izni ile oyun alabiliyorlar. Arkadaşlarla karşılıklı oyun oynamak da yine yalnızca ailenin engeli kaldırdığı kişilerle olabiliyor. Güvenlik nedeniyle ‘Webcam’ ile görüntülü konuşma da mümkün değil.
Eğer Almanca biliyorsanız aşağıdan MSN’in yeni çocuk versiyonunu indirip çocuğunuzu daha da güvenli bir sanal ortama taşıyabilirsiniz.
http://www.kinder-messenger.de


Son Yorumlar